Uzun zamandır yazamamamın nedeni göçebe hayatı yaşar gibi bir türlü yerimde duramayıp sürekli gezmem. Gerek iş, gerek zorunluluk, gerek eğlence olsun Pazar gününe kadar sürekli şehir şehir dolaştım. Bayrama kadar bir yere kıpırdamadan, belki günübirlik gezilerle yerimden pek ayrılmamayı düşünüyorum.
Öncelikle Ağustos ayındaki Uzungöl ve Ayder Yaylası gezimizden bahsedeyim; bir önceki gün zehirlenmiş olmama ve kendimi hiç de iyi hissetmememe rağmen bu fırsat kaçmaz dedim. Sabahın erken saatlerinde Gümüşhane'den ayrıldık ve ilk olarak Uzungöl'e gittik.
Muhteşem bir kahvaltının ardından gölün etrafında yürüyüş yapıp minik dükkanları gezdik.
Uzungöl'den ayrıldıktan sonra Ayder'e giderken Rize'ye uğradık ve kaleyi gezdik.
Ayder Yaylası tabiatı itibariyle harika fakat aşırı nemden dolayı Ağustos ayında bile üşüyüp kendinizi yapış yapış hissedebilirsiniz.
Ayder'de ızgara balık, et, kavrulmuş fasulye turşusu ve tabii ki laz böreği yedik! Benim için bunlardan en önemlisi kavrulmuş fasulye turşusuydu. Henüz yemeyenlere acilen bu lezzetin tadına bakmalarını öneririm. Şimdilik ilk hedefim ise güvenilir bir laz böreği tarifi bulup denemek.
Yukarıda gördüğünüz ise meşhur Hamsiköy sütlacı. Gece saat 11 olmasına rağmen mola verip sütlacımızı yiyip yolumuza öyle devam ettik. Bu sütlacı yemeyen ben sütlaç yedim demesin... Böyle bir lezzet yok ve maalesef kendisi yalnızca Hamsiköy'de mevcut.