Cumartesi, Mayıs 28, 2011

Ne zamandır

epey ihmal ettim burayı. Yazacak bir şey olmadığından değil de içimden gelmediğinden sanırım. Öyle bir rutine bağlamışım ki sıra dışı hiçbir şey yok şimdilik ama pek yakında olacak. Hem de büyük değişiklik... Pılımı pırtımı toplayıp 13 Haziran'da gidiyorum Gümüşhane'ye. Buralarda son günler, son ödevler, son telaşlar... Sonra ver elini dağ-taş, dere-tepe...

Tezimi orada yazacağım için gitmeden tüm kaynaklarımı da götürmem gerek. Bu kadar eşya ve kitap nasıl gidecek hiçbir fikrim yok. Şu an yalnızca Pazartesi'ye bitirmem gereken çevirime ve teslim etmem gereken ödevlere odaklıyım.

Bugün Serdar'ın tavsiye ettiği "Tutunamayanlar"ı almaya gittim. Yanında da ne zamandır okumayı düşündüğüm "Deliliğe Övgü"yü aldım. Ölüm yıl dönümü olması sebebiyle de bir Edip Cansever kitabı almak istedim- bir borç gibi gördüm bu günde O'nun bir kitabını almayı... Benim doğduğum yıl vefat etmiş Cansever, Allah rahmet eylesin... Şimdi hepsini Salı'dan itibaren okumak gibi planlarım var. İlk sırada "Tutunamayanlar"...

BİTMEYEN
Ve ağzım ağzını öptü ise
Çünkü için sözle doludur
Elim eline değdi ise
Çünkü elim yaratılmış işler doğurur
Gözlerine baktım ise
Ki bakmışımdır
Onlar bir denizi sezme derinliğindedir
Ve saçlarına
Ve boynuna
Ve omuzlarına
Baktım ise
Ki bakmışımdır
Onlar bir kuşun uçuşunu
Sezme derinliğindedir


Ey sözlerim benim
Onlar ki bana her zaman
Bir diriliş verendir

Meselim bitmeyendedir.

Ömer Edip Cansever

Salı, Mayıs 17, 2011

O Kadar Ağladım ki..

Hepimiz birer engelli adayıyız diye bas bas bağırmakla olmuyor demek ki! İnsan bazen ne olduğunu, başına neler gelebileceği ihtimalini unutup bir de haddini aşıp engelli bir insana olmadık sözler sarf edebiliyor... Sana iş vermişiz ne demek bir kere? O işi sen mi verdin? Hastane babanın hastanesi mi? Sen patron musun? İş veren misin ?

Cümlenin can alıcı noktası ise anında gözlerimin dolmasına sebep. "...... halde sana iş vermişiz"
Beddua etmek istemiyorum ama Allah korkusu olmayanı Allah'a havale ediyorum. Bugün senin gözlerin görüyor- ha, hangi bakış açısıyla görüyor o başka- ama yarının garantisi nerede? Sen yarın görme engelli olunca biri seni o koltuktan kaldırırsa ne olacak?

Haberi izlediğimde o kadar üzüldüm, o kadar ağladım ki içimden geçen tek şey bu adamı oradan kurtarma gücüne sahip olamadığıma hayıflanmak oldu. Eğer öyle bir imkanım olsaydı, o adamın bu tip insanımsılarla muhatap olmaması için elimden geleni sonuna kadar yapardım.
Bu ülke hiç kimsenin değil, sadece bu toprakları ana kucağı gibi seven ve bu topraklar için emek sarf edenlerindir.

Pazartesi, Mayıs 02, 2011

Ödüllerim:)

Ödüllerimi görünce çok şey bildiğimi, üstün başarılar elde ettiğimi falan sanacaksınız ama tek yaptığım resimdeki kedilerin sayısını bilmekti:)
İşte bu muhteşem başarının mükafatları;
Çekirdek Sanat Yayınlarından çıkan derleme denemelerden oluşan Centuria %45 -2009
Yukarıdaki resmi yapan Tuncay Takmaz'ın şiir kitabı  Okunmuyor Aşk -2007
Hakan İşcen'in şiir kitabı Hayatânı -2010
Levent Göktem'in seçtiği ve Türkçe'ye çevirdiği Dünya Edebiyatından Seçme Öyküler -2009
Kirpi Şiir Dergisi Ocak-Şubat 2011 sayısı
Devrim Erbil Resmin Şairi -2009
Ressam Devrim Erbil'in sanat hayatını, resim anlayışını ve yaşamını anlatan film

Dünyayı Değiştiren Ressamlar Serisi'nden Andy Wahrol Plastik Suretler -2009

Tuncay Takmaz'a tekrar teşekkürler...