Uzun zamandır adam akıllı bir şey yazamadım buraya... Yaz okulunun birinci dönemini çok hoş bir partiyle bitirdik. Velilerimiz ve öğrencilerimiz oldukça eğlendiler, herkes gülümseyerek ve teşekkür ederek ayrıldı ki en önemli olan da buydu bence!
Dün biraz bahçeyle ilgileneyim dedim ve çamların düşen yapraklarından dipleri neredeyse görünmez hale gelen çitleri çapaladım biraz. Meğer ne çok çam yaprağı varmış zavallıcıkların ayak altlarında- e küçücük bahçede 5 tane çam olunca! Onları çapaladıkça sanki benim ciğerlerim nefes almaya başlamış gibi ferahladım. Çapalama işi bittikten sonra bir müddet öylece birakıp sonra suladım. Bakalım, İnşallah işe yarar da biraz daha canlı hale gelirler.
Bu aralar insaı en çok yoran ve bunaltan şey aşırı sıcak! Gece camları açıp yatmama rağmen yine de kan ter içinde uyanıyorum... Kışı da hiç sevmiyorum ama bu kadar da sıcak olmasın ya...
Haftaya Perşembe İstanbul'a Nesli'ye gitme planım var. Birlikte güzel bir dört gün geçirip, döndüğümde planlarıma tam gaz devam etmek istiyorum. Ha bir de Eda'yla Eskişehir'e gitmek istiyoruz- Memo dönmeden gitmemiz gerek:)
Tüm kış boyu uyumadan önce elime aldığım kitaplarıma gömülürken "Bir tatil gelse, uyku muyku dinlemeden deli gibi bir sürü kitap okuyacağım" diyen ben değilmişim gibi hiç kitap okuyamıyorum! Elime alıp en fazla 2-3 sayfa okuyup daralıyorum. Belki de sıcakların etkisidir bilmem, evde sürekli bir yer değiştirme ve o an uğraştığım işi bırakıp yenisine geçme hali söz konusu. Hocam da az önce bir daha ki yıl için tavsiye ettiği okumaları mail atmış. En kısa zamanda onları da edinip okumalara başlamalıyım aslında.
Haydi bakalım, şimdilik herkese kolay gelsin!
Fotoğraf nostaljik Ankara adlı gezimizden. El yapımı ayakkabılar...