Çarşamba, Temmuz 28, 2010

Yarın İstanbul

Yarın bu saatlerde İstanbul'a varmış olacağım İnşallah..  Cuma günü Baran'la buluşup, hafta sonunu Nesli'ye geçirip, birkaç akraba ve eş dostla görüşme planlarım var... Hava şartları elverirse de görülecek bir sürü yer tabi ki..
Birazdan bavulumu hazırlamam lazım. Her şeyimi yıkayıp ütüledim fakat daha bavula bir parça bile koyulmuş değil!
Şimdi aranızdan ayrılıyor, görüşmek üzere diyorum..

Salı, Temmuz 27, 2010

Mersin Köfte

Aslında birçok ismi var bu yemeğin; adana köftesi, sarımsaklı köfte ve fellah köftesi şimdiye kadar duyduklarım. Ben bu yemeğin yapılışını Mersin'li bir komşumuzdan öğrendiğim için ve onların kullandığı adı kullanıyorum.

Köfte için malzemeler:
1 su bardağı köftelik bulgur
2-3 yemek kaşığı un
1 yumurta
tuz


Sosu için malzemeler
4-5 adet domates
yarım demet maydonoz
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı biber salçası
3-4 diş sarımsak
kimyon
tereyağ ve zeytinyağı

Yapılışı:
İnce bulgurlar kısır yapıyormuş gibi kaynar suda demlenir. Yumuşayan bulgurlara un ve yumurta katılarak şekillenecek bir kıvama getirilir. Avuç içinde 1 lira büyüklüğünde toplar haline getirilen köftelerin üstüne baş barmakla bastırılır ki yapılacak sos köftelerin çukur kısmında dursun.

Köfteler hazır edildikten sonra domatesler kabukları soyularak ince ince doğranır. Tereyağ ve zeytinyağı tencerede karıştırıldıktan sonra içine biber ve domates salçaları katılır. İyice pişen salçaların üstüne domatesler eklenir. Maydonozlar da domatesler gibi ince ince doğrandıktan sonra domates sosunun içine eklenir. Son olarak doğranmış sarımsaklar, tuz ve kimyon katıldıktan sonra bir taşım kaynatılır. (Bu köfteyi köfte yapan kimyondur- sakın unutmayınız!)

İsteyenler önceden yapılmış köfteleri ayrı bir suda haşlayıp sosu da üstüne dökebilirler fakat benim tercihim bu sosu biraz daha sulandırarak köftelerin sosun içinde pişmesi. Böyle daha lezzetli olduğunu düşünüyorum.


Afiyet Olsun!

Pazartesi, Temmuz 26, 2010

Kısa Amasra Gezisi



Sabah erkenden koyulduk Amasra yoluna... Gitmeden önce birçok otelle görüşüp yer ayırtmak istedik fakat oteller tıklım tıklım doluydu, biz de şansımızı pansiyonlardan yana kullandık. Varır varmaz yerleştik pansiyonumuza. Eşyalarımızı bırakıp denize inmek üzere hazırlandıktan sonra denize girmeden afiyetle birer midye tava yedik.

Plajlar oldukça kalabalık olduğundan kendimize daha tenha ve daha temiz bir yer aradık denize girmek için.. Ege ve Akdeniz'le kıyaslandığında Karadeniz tabi ki tatmin etmiyor insanı ama olsun yine de denize girmek güzeldi.

Akşam yemeği için Amasra'da her zamanki mekanımız olan Mustafa Amca'nın Yeri'nin yolunu tuttuk. Rezervasyonumuz olmadığı için kapıda 5-10 dakika beklesek de sonunda mezgitlerimize ve salatamıza kavuştuk. Balıklarımızın üstüne fındıklı eritilmiş tahin helvası yiyip kısa bir Amasra turu yapıp odamıza döndük.

Ertesi gün başka bir yerden denize girdik. Arada çıkıp yakınlardaki bir çay bahçesinde tavla oynadık. Akşam 6 gibi dönmemiz gerektiğinden odamıza gidip duşumuzu alıp hediyelik bir kaç şey aldıktan sonra yine Mustafa Amca'da aldık soluğu. Bu sefer tercihimiz hamsiden yanaydı! Hamsiler o kadar lezzetliydi ki keşke dün de hamsi yeseymişiz diye geçirdik içimizden...

Kısa da olsa oldukça iyi geldi bu iki günlük gezi. Denizi görmek, deniz havası solumak bile çok iyi geliyor insana. Arada bir yapmak lazım! Son olarak yazımı huysuz kedi Duman'la bitirmek istiyorum.

Cuma, Temmuz 23, 2010

Bugün börülce pişirdim. Ne çok özlemişim taze börülceyi... Kışın kurusunu pişiriyoruz ama asla aynı lezzet değil tabi! Hatta bambaşka tatlar bile diyebiliriz...

Birazdan ufak bir valiz hazırlamam gerek; yarın Amasra! Amasra salatasına doymadan gelmek istemiyorum.

Pazartesi, Temmuz 19, 2010

En Sevdiğim Ayakkabılarım!

Rengine ve modeline bayılıyorum bu ayakkabılarımın. Geçen yıl Derimod'dan almıştım, bilmiyorum bu yılki koleksiyonda var mıdır...
Her renk kıyafetle giyilmese de pantolonla da etekle de çok şık duruyor, hem de çok rahat... Rengi zaten çok sevdiğim renklerden biri. Tam yaz ayakkabısı.

Çarşamba, Temmuz 14, 2010

Temmuz'u da Yarıladık


Uzun zamandır adam akıllı bir şey yazamadım buraya... Yaz okulunun birinci dönemini çok hoş bir partiyle bitirdik. Velilerimiz ve öğrencilerimiz oldukça eğlendiler, herkes gülümseyerek ve teşekkür ederek ayrıldı ki en önemli olan da buydu bence!

Dün biraz bahçeyle ilgileneyim dedim ve çamların düşen yapraklarından dipleri neredeyse görünmez hale gelen çitleri çapaladım biraz. Meğer ne çok çam yaprağı varmış zavallıcıkların ayak altlarında- e küçücük bahçede 5 tane çam olunca! Onları çapaladıkça sanki benim ciğerlerim nefes almaya başlamış gibi ferahladım. Çapalama işi bittikten sonra bir müddet öylece birakıp sonra suladım. Bakalım, İnşallah işe yarar da biraz daha canlı hale gelirler.

Bu aralar insaı en çok yoran ve bunaltan şey aşırı sıcak! Gece camları açıp yatmama rağmen yine de kan ter içinde uyanıyorum... Kışı da hiç sevmiyorum ama bu kadar da sıcak olmasın ya...

Haftaya Perşembe İstanbul'a Nesli'ye gitme planım var. Birlikte güzel bir dört gün geçirip, döndüğümde planlarıma tam gaz devam etmek istiyorum. Ha bir de Eda'yla Eskişehir'e gitmek istiyoruz- Memo dönmeden gitmemiz gerek:)

Tüm kış boyu uyumadan önce elime aldığım kitaplarıma gömülürken "Bir tatil gelse, uyku muyku dinlemeden deli gibi bir sürü kitap okuyacağım" diyen ben değilmişim gibi hiç kitap okuyamıyorum! Elime alıp en fazla 2-3 sayfa okuyup daralıyorum. Belki de sıcakların etkisidir bilmem, evde sürekli bir yer değiştirme ve o an uğraştığım işi bırakıp yenisine geçme hali söz konusu.  Hocam da az önce bir daha ki yıl için tavsiye ettiği okumaları mail atmış. En kısa zamanda onları da edinip okumalara başlamalıyım aslında.

Haydi bakalım, şimdilik herkese kolay gelsin!

Fotoğraf nostaljik Ankara adlı gezimizden. El yapımı ayakkabılar...

Çarşamba, Temmuz 07, 2010

Yılın İlk Mahsulü!

Baharda diktiğimiz fideler ürünlerini vermeye başladı! Bugün bahçeyi sularken bir baktım kocaman bir salatalığımız olmuş bile! Kabukları biraz tüylü olsa da lezzeti gerçekten mükemmel... Sırada 1 salatalık ve 2 domates daha var... Heyecanla bekliyoruz:)

Pazar, Temmuz 04, 2010

Ben Bunları Çok Sevdim!

En sevdiğim renkleri bir arada bulunduran mükemmel üçlü! Şunların güzelliğine bakar mısınız...