Pazartesi, Haziran 28, 2010


Bugün iş çıkışı Memo'yla buluşup güzel bir akşam yemeği yedik. Şansımızdan sabah günlük güneşlik olan hava akşama yine kara bulutlarıyla sardı her tarafı. İlerleyen saatlerde Eda da işten çıkıp bize katıldı... Hep birlikte tatlı, çay, sohbet derken ilerleyen hafa sonları için Amasra ve Eskişehir planları yaptık. Bakalım ortak bir hafta sonu uydurup gidebilecek miyiz?

Bugün annemler tatile gitti. Ablam da yarın terkediyor Ankara'yı. Ben de akşamları yavrucuklara etkinlikler hazırlayıp film izleme planları yapıyorum... Keşke artık yaz gelse dimi?

Cuma, Haziran 25, 2010

Yaz Okulu

Yine rahat duramadım. Evde oturup ne yapacağım, benim birşeyler yapmam lazım derken Allah sesimi duydu ve telefonum çaldı...

Özel bir okulun yaz okulunda ders veriyorum. Günde 1.5 saat ve oldukça keyifli. Yaşları genelde 5-6 olan ufak devlerle olmak süper zekli bir şey. Doğallıklarına, zekalarına ve hazırcevaplılıklarına hayranım... Ben üniversite son sınıftayken bir anaokulunda ders vermiştim, ordan tecrübeliyim ama insan bu miniklerden her gün yeni bir şey öğreniyor.

İlk gün biraz zordu. Okula gelmek istemeyenler, annemi özledim diye ağlayanlar, çişi gelenler, gazım geldi napıyım diye soranlar...Yavaş yavaş alıştılar artık. Bir haftada epey şey öğrendiler. Bir söylediğimi bir daha tekrarlatmayacak kadar da zekiler Maşallah...

Bu arada Memo Türkiye'ye kesin dönüş, Nesli de İstanbul'a kesin gidiş yaptı. En kıza zamanda Memo görüle, Nesli'ye gidile ve Eylül'de tatile çıkıla!

Salı, Haziran 22, 2010

Ne Zaman Okumak?

Elif Şafak'ın bugünkü yazısını çok beğendim.. Gerçekten de okumaya hiç bir zaman vakit bulamayan bizim toplumumuzu çok iyi anlatmış...Herkes OKUSUN!

Daha çok şey yazacaktım ama çıkmam gerek:)

Cumartesi, Haziran 19, 2010

Nesli İstanbul'da!

Minik serçemiz Nesli'miz İstanbul yolcusu. İnsanın büyük konuştuğu herşey başına gelir mi? Evet hem de ne biçim gelir:) (Fırat gibi oldu bu da!) Tayini oraya çıktığı için bir dahaki haftadan itibaren orada yaşayacak. Ben de şimdiden hangi ayın hangi günü gitsem diye planlar yapmaya başladım...

Artık her ayın bir ya da iki haftasonu İstanbul yolcusuyum... Güzel güzel planlar yaptık, hayaller kurduk. İstanbul'dan bu kadar kaçarken "Yok ya, yaşanmaz orda!" derken, hepimiz bi şekilde içine düşücez gibi görünüyor... Herkes için hayırlısı...
Posted by Picasa

Cumartesi, Haziran 12, 2010

Özel İstek Üzerine

Kerim blogumun arka planının koyu olduğunu ve yazılarımın da okunmadığını söyleyince, tam da yaza uygun bi tasarım buldum. Hadi bakalım, bir müddet de bunu kullanalım...

Pembe Tellerim

Tel ayarlarım yapılırken, neden bazı insanların tellerinin renkli olduğunu sordum diş hekimime. O da tellerin değil, tellere takılan lastiklerin renkli olduğunu söyledi. İstersen sana da renkli takabiliriz, bak çok güzel bir şeker pembe var elimizde. Hem çoraplarına da çok uyar dedi:)- bugün günlerdir kapalı olan havaya inat ruhumu canlandırmak için eteğimin altına pembe çoraplar giydim de. Bir telime toz pembe, diğerine şeker pembe taktik. Toz pembe hiç güzel durmadı, belli belirsiz bi pembelik oldu dişlerimde. Şeker pembeyi çok beğedim ve bu olsun dedim.

Halimizi görseniz çok gülerdiniz:) Dışarda insanlar "Ama ben geleli 40 dk oldu, ne zaman alıncaz acaba" diye yakınırken, biz toz pembe mi olsa şeker pembe mi diye aynanın karşısında karar veriyorduk...

Aslında en sevdiğim renk yeşildir. Fakat yeşilin sevdiğim bir tonu yoktu. Orda olan yeşili takarsam da dişlerimin arasında maydonoz kalmış gibi bir izlenim olacaktı. Bakalım, belki şöyle fıstık yeşili gibi güzel bi yeşil bulursam bir daha ki ay da onu taktırırım:)

Çarşamba, Haziran 09, 2010

Yağmur...

Hava muhalefeti dolayısıyla İstanbul'a gidiş iptal oldu. Haziran ayında bu kadar yağışlı havalara uyanmak gerçekten çok can sıkıcı. Artık yazlıklarımızı giymeye hazırlamış, tiril tiril ciciler almışken hala trençkotlardan/ceketlerden kurtulamamak beni sinir ediyor!

Finalleri atlattım. Bugünden itibaren hafiften tatil havasına girdim ama işte şu havalar tam izin vermiyor! Neyse, susuz kalmaktan iyidir diye kendimi avutup Annemin objektifinden çekilmiş Sinop fotoğrafıyla sizleri başbaşa bırakıyorum...

Pazartesi, Haziran 07, 2010

Bir televizyon programını, yazarım psikolojisi açısından inceleme, Ford arabalarını, Mr. Ford'un psikoanalizi açısından incelemek gibidir...

Adorno, 1954

Pazar, Haziran 06, 2010

Yazacak Çok Şey Var...

fakat vakit yok! Kısaca özet geçeyim, dün gece Apo ve Nesli'ye okeyde çok pis yenilip, Aykut'la tüm masaya (gruba sonradan dahil olanlar da oldu) gecenin 11'inde künefe ısmarladık.

Yarın son final. Son derken, bu yıllık:)

Çarşamba-Perşembe İstanbul'dayım-ani bir davetle. Perşembe akşamı gelip sezonu güzelce kapatıp tatilime başlayabilirim.

Şimdilik hoşçakalın.

Cuma, Haziran 04, 2010

Yalnızız

Peyami Safa'nın Yalnızız'ını dün gece bitirdim. Aksi gibi final dönemi iyice artar benim okuma isteğim. Neyse ki yatmadan önce bitirmeye karar verdim ve bitirdim.
Safa, Yalnızız'da o günün insanlarının manevi duygulardan ne kadar uzak, ne kadar da materyalist olduklarını eleştiriyor. Roman 1951'de yazılmış, şimdiye bakıldığında durumun daha içler acısı olduğu mâlum... Almaya, aldığını bir an önce tüketmeye, tüketmeyi de gösteriş olarak uygulayan insana biraz da acıyor romanında Safa.

Romanın sonuna gelindiğinde şunları söylüyor karakterlerden biri:
"...Şimdilik en mühim noktayı unutmadan söylemek isterim: Bizim ebedi kalmaya namzet tarafımız, herkese, her şeye, her zamana her mekana şâmil ve Allah'a bağlı olan bu "şuurüstü" ruh bölgemizdir. Onu geliştirdiğimiz nisbette yalnızlık dramımızdan kurtuluruz. Her şeyle, herkesle, her zaman ve ker mekanda nihayet-Allah'la beraber- bir seviyede değil, birlikte- oluruz.Goethe(Faust) ne diyor? "Sen bir parça olduğunu söylüyorsun, oysa ki işte, karşımda tastamamsın!" Yeni ilim müşahadeleri, amibden insana kadar, sinir sistemlerinin dışında fertleri birbirine ve eşyaya bağlayan sımsıkı, mahiyetleri henüz bilinmeyen gizli bağlar olduğunu gösteriyor..."

Peyami Safa, Yalnızız sf. 350

Çarşamba, Haziran 02, 2010

Jel Yarabandı

Şu bandı üretenlerden Allah gani gani razı olsun diyorum... Kazandıkları para da helal hoş olsun! Eğer ayakkabınızda ayağınıza vuran herhangi bir yer varsa hiç düşünmeden alın derim! Birçok bant denemiş biri olarak rahatlıkla her vuran ayakkabıyı giyebileceğinize ben kefilim!

Jelli kısmı vuran yere denk gelecek şekilde bandı yapıştırın ve ayakkabılarınızı giyip koşun!
Teşekkürler Sanitabant!

Çocuklarda Şiddet Eğilimi

Yüksek lisans hocam "İlerde evlenip çocuk sahibi olunca çocuğumu istediğim gibi yetiştireceğim sanmayın; çocuğunuzu siz değil televizyon yetiştiriyor, ilerde de internet yetiştirecek." diyor. Şu haber de bunu destekliyor gibi.
Medya bu kadar güçlüyse, neden bu güç çocukları ve gençleri olumlu yönde etkilemek için kullanılmasın ki?

Beni Bu Havalar Mahvetti

Yarın sıcaklık 16/31 fakat aynı zamanda çok bulutlu. Bu bilgiyi veren meteoroloji bir de ek olarak ne giyinmemiz gerektiğini de belirtirse çok memnun olacağım....

Perşembe ve Pazartesi final sınavlarım var...  Haftaya Çarşamba'dan sonra ise yaz tatilim başlıyor! Haziran sonu Marmaris, bir günlüğüne İzmir ve dönüş için devam etmekte olan bazı planlar daha... 

Şurda 1 hafta daha sıkmam gerekecek dişimi... Ha gayret!