Pazar, Mayıs 30, 2010
Perşembe, Mayıs 27, 2010
O Kadar Yoğunum ki..
5 gündür evde korkunç bir tadilat var. Korkunç diyorum çünkü resmen duvarlar kırıldı! Ev tozdan, kirden ve ustadan geçilmezken, tüm kablolu elektroniklerin kabloları çekip çıkarılmışken, ben de fırsat bulup nete giremedim tabi..Aslında kablosuz internet kullanıcısıyım ama yine de bir telefon kablosuna dahi olsa ihtiyacım var.
Neyse ki bugün ev temizlendi, kablolar yerine takıldı eski düzen kuruldu. Eski düzen kuruldu kurulmasına da benim hızım hala dinmedi. Dün anneme yarın yapacakalrımı anlatırken "Çok hızlı yaşıyorsun, Allah yardımcın olsun" dedi. Gerçekten de öyle, kendimi sürekli bir yerlere giderken buluyorum... "Hayatım çok monoton, sıkıldım artık!" diyenlere: Oturun oturduğunuz yerde!
Neredeyse gece olacak fakat ben hala odamdaki eşyaları yerleştirmedim. Odamın temizlendiğini ve modemdeki yeşil ışığı görünce geçtim laptopın başına. Daha duş almam ve ders planı çıkartmam lazım... Derin derin nefes alıp, kendime bol şans ve sabır diliyorum. Şu Cuma bir bitse!
Neyse ki bugün ev temizlendi, kablolar yerine takıldı eski düzen kuruldu. Eski düzen kuruldu kurulmasına da benim hızım hala dinmedi. Dün anneme yarın yapacakalrımı anlatırken "Çok hızlı yaşıyorsun, Allah yardımcın olsun" dedi. Gerçekten de öyle, kendimi sürekli bir yerlere giderken buluyorum... "Hayatım çok monoton, sıkıldım artık!" diyenlere: Oturun oturduğunuz yerde!
Neredeyse gece olacak fakat ben hala odamdaki eşyaları yerleştirmedim. Odamın temizlendiğini ve modemdeki yeşil ışığı görünce geçtim laptopın başına. Daha duş almam ve ders planı çıkartmam lazım... Derin derin nefes alıp, kendime bol şans ve sabır diliyorum. Şu Cuma bir bitse!
Salı, Mayıs 18, 2010
Birkaç İyi Ürün
Bir zamanlar Birkaç İyi Adam diye bir grup vardı... Neyse, bugün yakın zaman önce tanıştığım ve kısa sürede gayet memnun kaldığım birkaç üründen bahsedeceğim.
Gititğim eczanede cildi sıkışatırıcı tonik almak istediğimi söyledim. Satıcı kadın da karma cilde sahip olduğum için T bölgesindeki gözeneklerin yağlanmadan dolayı tıkandığını ve dolayısıyla önce onları yok edip öyle sıkılaştırmam gerektiğini söyledi. Bunun üzerine ben de kuvvetli bir jel veya tınik vereceğini sanarken, aksine bir krem önerdi. Bioderma'nın Sebium AKN adlı ürünü bu. Bir anda bir kremle gözenekleri temizlemeye çalışamk saçma diye düşündüm ama sonradan aklıma yattı ve aldım. Yakşaşık 2-3 haftadır kullanıyorum ve iyi ki almşım çünkü oldukça memnun kaldım. Cildimi yıkayıp her zaman kullandığım toniğimi de sürdükten sonra bu ürünü T bölgesine sürüyorum ve sabah kalkar kalkmaz yine yüzümü temizleme jelime yıkıyorum. Gece boyunca gözenekler temizlenmiş oluyo.
Aldığım Bioderma'nın gözenek temizleyici ürününden memnun kalınca bir Yves Rocher ziyaretimde yine sıkılaştırıcı bir tonik ararken satış temsilcisinin önerdiği bu maskeyle tanıştım. Haftada bir kez kullanılacak olan ürünün kullanımı şöyle:Cildi iyice temizledikten sonra ince bir tabaka halinde yüzüme sürüyorum.20 dakika bekliyorum. Bu 20 dakika içinde maske cildimde kuruyor ve cildi iyice gerdiriyor. Ardından maskeyi yüzümden sıyırıyorum. Sanki yüzüme uhu sürmüşüm de kurumuş, onu soyuyormuşum gibi oluyor. Fakat soyduktan sonra ciltte çok belirgin bir gerilme ve parlaklık söz konusu. Ve benim için çok önemli olan bir özellik de ürünün kokusu. Nane özlü olduğu için de hem ferahlık hissi veriyor, hem de çok güzel kokuyor.

Sıkılaştırıcı maskeyi alırken Yves Rocher kartına sahip olduğum için bu peelingin de hediye olduğunu söylediler. Şu an kullanmakta olduğum peelingim de yakın zamanda bitecek olduğundan çok sevindim bu hediyeye! Bu ürünün içinde de doğal tahıllar olduğundan cildi hiç zorlamadan yumuşakça temizliyor. Yine bunu da haftada 1 uyguluyorum.
Yves Rocher'ın şimdiye kadar kullandığım tüm ürünlerinden zaten çok memnundum, şimdi de bunlarla tanıştım ve yine çok beğendim. Bioderma ise daha önce hakkında hiçbir fikrim olmayan bir markaydı. Aldıktan sonra nette kısa bir araştırma yaptım ve gördüm ki çok ciddi akne sorunu olanlar da çok memnun kalmışlar. Benim ergenlikten bu yana hiç akne problemim olmadı ama, dediğim gibi karma cilde sahip olduğum için hafif siyah(hatta siyah bile denmeyecek) noktalarıma çok iyi geldi:)
Pazartesi, Mayıs 17, 2010
Aman Hayat İşte...
Birkaç gündür işten geldiğim gibi cenaze evine gidiyorum. O kadar çok gelen giden oluyor ki, dolayısıyla bir o kadar da yapılacak iş oluyor... Şimdilik herşey yolunda gibi ama bu misafirler gidip ev halkı kendiyle kaldığında nasıl olacak bilmiyorum.
Ölüm ne garip bir şey, her an yanında olan insan bir anda yokoluveriyor. Ona rahmetli demek, di'li geçmiş zamanları kullanmak şaşırtıyor insanı. Birçok kez konuşurken hala aramızdaymış gibi bahsedip ardında kendimizi düzeltip üzülüyoruz... Sanırım bu gibi durumlarda yakınlarını en çok mutlu eden şey mutluluk veren anılardan bahsetmek. Şu gün ne dekar mutluydu, ne gülmüştük demeye çalışıyoruz genelde.
Bir de artık acı çekmediğini, bir nevi kurtulduğunu düşünmek rahatlatıyor insanı. Geride kalanlar için ise; hayat öyle böyle bir şekilde devam ediyor işte...
Ölümü tatmak insanı garip hallere sokuyor. Olaylara daha farklı bakmaya başlıyor insan. Geleceği fazla düşünmemeye, yarın için daha az plan yapmaya başlıyor. Ve bence en güzeli de bu. Ölümü hatırlamak insanın yaşadığı anı daha değerli kılıyor.
Ölüm ne garip bir şey, her an yanında olan insan bir anda yokoluveriyor. Ona rahmetli demek, di'li geçmiş zamanları kullanmak şaşırtıyor insanı. Birçok kez konuşurken hala aramızdaymış gibi bahsedip ardında kendimizi düzeltip üzülüyoruz... Sanırım bu gibi durumlarda yakınlarını en çok mutlu eden şey mutluluk veren anılardan bahsetmek. Şu gün ne dekar mutluydu, ne gülmüştük demeye çalışıyoruz genelde.
Bir de artık acı çekmediğini, bir nevi kurtulduğunu düşünmek rahatlatıyor insanı. Geride kalanlar için ise; hayat öyle böyle bir şekilde devam ediyor işte...
Ölümü tatmak insanı garip hallere sokuyor. Olaylara daha farklı bakmaya başlıyor insan. Geleceği fazla düşünmemeye, yarın için daha az plan yapmaya başlıyor. Ve bence en güzeli de bu. Ölümü hatırlamak insanın yaşadığı anı daha değerli kılıyor.
Cuma, Mayıs 14, 2010
Bir Varmış Bir Yokmuş
Bugün işten geldiğimde karşı evimizin önündeki kalabalığı görünce anladım... Zaten çok ağır durumda olan komşumuzu kaybetmiştik... Nedense annem bu gibi durumlarda asla arayıp haber vermez. Olayıın içine pat diye dalar, olay yerinde ya da bi telefonla falan tesadüfen öğreniriz genelde. O anda hemen arkadaşımın yanına koştum, insan dostluğun/komşuluğun ne olduğunu böyle günlerde anlıyor işte... O anki sarılmamızı ömür boyu unutamam herhalde. Yıllardır hep birlikte güleriz, bugün birlikte ağladık...
Annesine başsağlığında bulunurken de bunu dile getirdi hemen zaten. Memduh amcan artık yok, espirilerine ne çok gülerdi, çok güldürdün onu sağol dedi. O an kendimi o kadar kötü hissettim ki, keşke güldürmeseydim de şimdi bu kadıncağız 32 yıllık eşinin artık gülümsemesini göremeyeceğini düşünmeseydi dedim.. Halbu ki ne saçma...
Bu gibi durumlarda insan hayatın anlamı üzerine uzun uzun düşünüyor. Kimi anı yaşayacaksın, hiçbir şeyi ertelemeyeceksin diyor, kimi de hayatı ciddiye almaya değmez, gelip geçiyor işte diyor. Bu geceden aklımda kalan en anlamlı söz ise; "ölüm varsa ucunca, bu kadar kavga-gürültü ve savaşlar neden var ki?" oldu.
Annesine başsağlığında bulunurken de bunu dile getirdi hemen zaten. Memduh amcan artık yok, espirilerine ne çok gülerdi, çok güldürdün onu sağol dedi. O an kendimi o kadar kötü hissettim ki, keşke güldürmeseydim de şimdi bu kadıncağız 32 yıllık eşinin artık gülümsemesini göremeyeceğini düşünmeseydi dedim.. Halbu ki ne saçma...
Bu gibi durumlarda insan hayatın anlamı üzerine uzun uzun düşünüyor. Kimi anı yaşayacaksın, hiçbir şeyi ertelemeyeceksin diyor, kimi de hayatı ciddiye almaya değmez, gelip geçiyor işte diyor. Bu geceden aklımda kalan en anlamlı söz ise; "ölüm varsa ucunca, bu kadar kavga-gürültü ve savaşlar neden var ki?" oldu.
Salı, Mayıs 11, 2010
Bahçe Keyifleri Başladı
Bu akşam yemeğimizi dışarda yedikten sonra kahvelerimizi bizim bahçede içmeye karar verdik Deniz'le. Kahvelerimizin yanında da çikolata ve Brownie İntense'lerimiz vardı. Deniz tabağımızı Kanada bayrağına benzetti ve hemen fotoğrafını çekti.
Kahvelerim oldukça köpüklüydü, fakat birer yudum aldıktan sonra fotoğraflarını çekmeye karar verdiğimiz için böyle çıktı. Aslında çok güzel kahve yaparım:))))
Kahvelerim oldukça köpüklüydü, fakat birer yudum aldıktan sonra fotoğraflarını çekmeye karar verdiğimiz için böyle çıktı. Aslında çok güzel kahve yaparım:))))
Cumartesi, Mayıs 08, 2010
Anneler Günü Faslı
Bu yıl Nesli'yle annelerimizi anneler günü hediyesi olarak TSM faslına götürmeye karar verdik. Yarın bu saatlerde Boyacızade Konağı'nda "Biz Heybeli'de Her Geceeeee..." diye nağmeleri inletiyor olacağız!
Tüm annelerin ve anne adaylarının anneler günü kutlu olsun...
Tüm annelerin ve anne adaylarının anneler günü kutlu olsun...
Cuma, Mayıs 07, 2010
Yiğit Özgür'ün Son Kitabı Çıktı!
Kitapçıda tesadüfen görüp, hemen kucaklayıp kasaya koştum.... Eve geldim karikatürlerle KOPTUM!!!
Yine süpersin Yiğido!
Yine süpersin Yiğido!
Çarşamba, Mayıs 05, 2010
Nazar Boncuklu Yüzüklerim
Nazar boncuğunu zaten çok severim, bu yüzüklerimi de çok severek almıştım ve çok severek takıyorum..Ve bence yüzük en güzel işaret parmağında duruyor...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




