Perşembe, Temmuz 23, 2009

Banu Güven Gülebilir mi?

Haber sunan insanlardan her an gülmeleri tabi ki beklenemez. Hele ki kaza, çatışma, şehir haberleri gibi üzücü haberler veriyorlarsa... Ha bunu yapan yok mu, tabiki var! Şirin görüneceğim diye bir kaza haberini bile sırıtarak sunan spiker çok. Şapşal durumuna düşüyorlar bu yüzden de.

Banu Güven'i severim. Anlatım bozukluğu yapmayan, vurgularını güzel ayarlayan bir sunucudur bence ama biraz da tebessüm etse herşey süper olacak. Gayet iyi bir haber veriyor belki ama o yüz hiç gülmüyor. Hep aynı bakışlarla 40 dakika haber sunuyor. Bence ekran önündeki insanlar için mimik çok önemli. Her haber aynı tavrla sunulmamalı.


Hem, gülmek her bayanı çok güzel gösterir!

Çarşamba, Temmuz 22, 2009

Bunu Öldürmek Suç mu?

Dün arabada giderken sağa sönmem gerekti, sinyalimi verdim. Tam dönücem, yolun ortasına kadar gelmiş dolmuş bekleyen bi varlık. Orda benim sinyalimi görüyo, dönmeye başlamışım ama adamda en ufak bi kıpırama yok! Üstüne üstüne sürsen ezip geçsen umrumda deilsin tavrılarında. Öyle aval aval bakıyo... Ben de sinir olup yanımda beni direksiyon çalıştıran komşumuza "Şimdi bunu öldürmek suç mu?" dedim. Adam bi kalakaldı. Günlerdir yanımda bi katil oturuyormş meğer dedi heralde içinden:) Nerden çattım bu manyağa da demiş olabilir:) Şaşırdı, ne diyeceğini bilemedi bi an:) Ciddi olduğumu düşündü belki de. Onun o şaşkın halini görünce de ben koptum:) Aklıma geldikçe hala da gülüyorum:::)

Cumartesi günü Kemer'e gidiyorum. Deniz ve kum beni bekliyor bir yıldır. Kavuşma zamanı geldi de geçiyordu bile...

Pazartesi, Temmuz 20, 2009

İpek Böcekleri

yalnızca dut yaprağı yermiş, yeni öğrendim...
Şimdi nerde bir dut ağacı görsem ipek böcekleri geliyo aklıma.

Cumartesi, Temmuz 18, 2009

Fasulye Kavurması

Şu fani dünyada en sevdiğim lezzetlerdendir fasulye kavurması. Gece gece nerden aklıma geldiyse. Yeşil fasulyeyi alıp turşusunu yapar, ondan sonra da bol soğanla kavurur Karadenizliler. Bol ekşili, bol salçalı... Sevgili arkadaşım Kerim'in annesinin verdiği turşu tarifi hala duruyor. Kışın almıştm ama fasulyenin iyisi yazın çıktığı için yazı bekliordum. Şimdi fasulye alıp turşu kurmanın tam zamanı. Bu kış bol bol kendi yaptığım fasulye kavurmamdan yiyebilirim, yaşasın! :) Artık Kerim'e nolur kavurma getir diye yalvarmama gerek yok. Kışın o kadar laf ettim ki zavallı dayanamayıp getirmişti bigün. Emoşla yemiştik doyasıya..
Yapanın ellerine, getirenin ayaklarına, yiyenin de göbüşüne sağlık:)

Perşembe, Temmuz 16, 2009

Ne Yazacağımı Unuttum:)

Ay tam girdim sayfaya, aklımda planlamıştım yazacaklarımı, birden uçtu gitti.. Neyse artık:)

Eski laptopıma mecburi dönüş yaptım çünkü eskisine birşeyler oldu. Bu sefer yemin ederim su dömedim:) Bir gece önce tıkır tıkır çalışırken sabah açılmaz oldu. Ekran kapkara... Götürdüm aldığım yere; ordaki yetkili kişi laptopların diz üstünde kullanılmaması gerektiğini, tıpkı bir desktop gibi masa üsünde kullanılmasını, yoksa içindeki kaploların kopabileceğini falan söyledi. Söyledikerin hiç de inandırıcı değil bebişim bakışı atıp çıktım mağazadan. Ne demek diz üstünde kullanılmaz! Bunun adı laptopsa her zaman dizimin üstünde yeri vardır... Şimdi laptopım emin ellerde, bakımda. Bende bu emektarla idare ediyorum, özlemişim keratayı.

Bu arada yolların fatihiyim. Çok süper dur-kalk yaparım:) Lakin ey sevgili şoförler, size sesleniyorum; Lütfen önüme kırmayın:)

Çarşamba, Temmuz 15, 2009

Yüksek Lisans

Öğrencilik bitsin artık, daha da hiçbir okuldan içeri adımımı atmam, yetti canıma derken yine öğrenci olduk. Lisans bitince, bir de yüksek lisans yapalım bakalım dedim ve biraz daha farklı bir alana- Halkla İlişlikere başvurdum. Aynı zaman da çalışmaya da devam tabi, hem öğrencilik hem öğretmenlik...

Bu arada ablam da doktorayı kazandı, evde bir bayram havası anlayacağınız...
Herşeyin hayırlısı...

Salı, Temmuz 14, 2009

Havalar

İstanbul'dan gelen kuzenimle serin Ankara'nın tadını çıkartıyoruz 2 gündür. Küresel ısınma sağolsun 2 gün önce cehennem sıcağı varken, gece şimşekler çakıyor... Onun için de nemli ve boğucu İstanbul'dan sonra rüzgarlı ve serin Ankara süper oldu tabi! Geceleri hırkamızı giyip oturduk bahçede, yağmura yakalandık, semaver yakıp çay içme hayalleri de sabaha kaldı. Neyse ki acısını sabahtan çıkarttık. Güzel güzel, böyle serin olsun havalar... Aşırı sıcaklar hiç çekilmiyor.

Pazar, Temmuz 05, 2009

Aslansın Serena!


Venüs'e zaten sinir olurum ezelden beri. Çok hırslı, çok asi gelir bana. Serena ise güleryüzlü, sevecen ve yenmeye değil de tenis oynamaya gelmiş gibidir hep kortlarda. Set aralarındaki sevecen mimikleri çok hoşuma gider. Venüs ise hep asık suratlıdır, burun deliklerini şişire şişire oynar, yenemezse kıyamet kopacak gibi!


Oh işte bu yıl Serena birinci oldu. Otur oturduğun yerde uyuz Venüs!
Fotoğraf, Hürriyet Gazetesi sitesinden alınmıştır.